13 Nisan 2013 Cumartesi
melankoli
sardığında vuslat bilmez ayrılıklarım
dört bir yanını hayatımın,
saklayın beni derim en karanlık olanlarına
gecelerin..
İsimsiz
yüreğime çöktüğünde hezimeti ayrılıkların,
gözyaşlarım birer mısra olur şiir dokur.
ve ciğerime sinmiş en terkedilmişi şarkıların,
tam şuramda misketleri çalınmış bir çocuk, onu okur..
ey aşk nedendir bu bana uğramayışların,
herkesi sen hezeyan edersin beni ise sarhoşların,
hoşluğun ellere de bir bana mı nahoşların,
ben aklımla hoş değilim, gönlüm daim seni okur...
HÜZNÜN HÜZNÜMDÜR ÇOCUK
Bir sokak çocugu hüzünlendiginde,
Bulutlar üzerini örter, utanmasın aglarken diye,
Ve yagmur eslik eder kirli yüzünü yıkayan gözyaslarına…
Bir sokak çocugu serbest bıraktıgında gözyaslarını,
Ritmi degisir rüzgarın,
Hiç dinleyemedigi ninnileri, kuslar fısıldar kulagına,
Yaprakların hısırtısı karısırken onun hıçkırıklarına,
Yıldızlar daha fazla ısık sacar ki fark etsin onu DÜNYA…
Gariplik
Gariplik deyince aklınıza ne gelir bilmiyorum ama bana gariplik nedir bacım diye sorsalar, aklı başındalık derim, hele ki şu zamanda..
Cemaatçisi ayrı havada, dinin tüccarlığını yapmakta, sözde insan hakları savunucuları sadece kendi görüşünden insanların hakkını savunmakla meşgul, siyasete saplanmış beyni sulanmış gençlerin nicesi, tarihten, insanlıktan bihaber, eşitlikten, verilmiş haklı mücadelerden en önemlisi objektif bakış açılarından, başka görüşlere açık olmaktan aynı zamanda davasına sahip çıkabilmekten yoksun...
Söyleyin bana hele, tüm bunların farkında olup da elinden hiç birşey gelmemesi durumu çaresizlik değil de nedir? Tüm bu insanların arasında aklı başında insanın vaziyeti "gariplik" değildir de nedir?
Uzun lafın kısası azizim Allah hepimizi bu dünyada garip, gariplikten muzdarip eylesin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)